Az sonra okuyacağınız yazı, bir çocuk kitabı hakkında değil. Ama temelinde çocukların yer aldığı ve otizm gibi titizlikle yaklaşılması gereken bir konuya parmak basan, gerçek bir hikaye hakkında… 12 yaş üstü herkese; özelliklere de anne babalara gözüm kapalı tavsiye ederim…

Anneler bilir! Buna isteyen gülebilir, isteyen darılabilir. Ama şunu kabul etmek gerek ki, çocuklarıyla ilgili o güçlü önsezi ve içgüdüye annelerden başka kimse sahip olamaz. Kristine Barnett’in yaşadıkları da bunun en güzel örneklerinden biri…

2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü… Umut Işığı adlı kitap hakkında bugün yazmak istemem bu sebepten. Final Kültür Sanat Yayınları tarafından yayımlanan ve ‘’Umut Işığı: Annesinin Kaleminden Bir Dâhinin Hikâyesi’’ başlığını taşıyan kitap, ilk oğlu Jacob’a iki yaşındayken otizm teşhisi konan, fakat uzmanların önerilerini cesaretle reddederek oğluna muhteşem bir gelecek sunan üç çocuk annesi bir kadının hayatını anlatıyor. Aslında anne kendi yaşadıklarını anlatıyor demeliyim, zira elimizdeki otobiyografik bir kitap.


umutısıgıO dönem, eğer iş uzmanlara kalsaydı, Jacob ileride okuma yazmayı bile öğrenemeyecekti… Eşiyle bu gerçeği duyduğunda sarsılan, ancak umudunu hiç yitirmeyen Kristine Barnett, sadece kendi oğlunun değil, açtığı Umut Işığı adlı okulla birlikte kendi gibi birçok otizmli çocuk sahibi annenin de umut kaynağı olur. Jacob bugün on altı yaşında; kuramsal fizik alanında yüksek lisansını bitiren, üniversitede kuantum fiziği dersleri veren bir genç adam. Dahası, ileride fizik alanında Nobel Ödülü alırsa şaşırmamak gerek, çünkü bu olasılıklar arasında gösteriliyor…

Gelmiş geçmiş en zeki bilim insanlarından biri kabul edilen Einstein’ınkinden daha yüksek IQ puanına sahip olan Jacob, kendi kendine sadece iki hafta içinde yüksek matematik öğreniyor. Ne sihirdir ne keramet demek yersiz. Çünkü işin sihri annede! Çocuğunun ne yapamadığıyla değil ne yapabildiğiyle ilgilenen, olumlu olana yönelen anne Kristine, bu süreçte eşinin de büyük desteğini alıyor. Genellikle bu süreçte en çok annelerin mücadele ettiğini, babaların yoğun stres ve umutsuzluk sebebiyle pes ettiğini ve hatta ailelerini bırakıp gittiklerini çok duyduk, okuduk. Çocuklarıyla ve kaderleriyle baş başa kalan kadınlar, evlatlarının iyi bir geleceğe sahip olması için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Keşke hepsi Kristine kadar şanslı olabilse. Karşı tarafla aynı fikirde olduğunuzda destek görmek başka, farklı şeyleri savunduğunuzda destek görmek ise bambaşkadır. Kristine de tam bu noktada şansını fark ediyor. Oğlunun uzmanların önerdiği şekilde eğitim almasını reddeden ve ona her konuda destek olan eşinin bile bir süre tereddüte düştüğünü gören Kristine, kısa süre içinde eşinden tam destek alarak yoluna devam edebiliyor.

Tabii sonsuz destek ve sevgiyle yola çıkan bu mücadeleci annenin yaşadıkları hiç de kolay değil. Neredeyse sabır testinden geçtiğini bile söylemek mümkün… Jacob’dan sonra iki oğlu daha olan, henüz gencecikken felç geçiren ve vücudunun sol yarısı tutmaz olan Kristine zorluklarla geçen yılların ardından, bugün mücadelesinin zaferini kutluyor olmalı. Otuzdan fazla dile çevrilen ve otizm gerçeğiyle yaşayan milyonlarca insana umut aşılayan Umut Işığı, Güneş Demirel’in çevirisiyle kitaplığımızdaki yerini alıyor. Sadece otizmli çocuk sahibi olanların değil, tüm annelerin okuması ve çocuklarına inanması dileğiyle…

Umut Işığı: Annesinin Kaleminden Bir Dâhinin Hikâyesi-Kristine Barnett

Çeviren: Güneş Demirel

Final Kültür Sanat Yayınları, 2014

320 sayfa

2 Nisan 2015, Bitmeyen Kitaplar