Kahramanımız Kara Kuzu’nun hikâyesi birdenbire başlıyor; döne döne. Kendi etrafında dönen kuzucuğun ne yaptığını ilk başta anlamak mümkün değil. Haliyle etrafındaki kuzular da şaşkın. Soruyorlar bizim adımıza da: “Kuzu kardeş, niye kendi etrafında dönüp duruyorsun?” Meğer Kara Kuzu, kulağını yemeye çalışıyormuş. İnsanlar, kuzuları yemeye ne yazık ki bayılıyor. Ama kendi kendini yemeye çalışan kuzu hiç duymamıştım doğrusu. Kuzular gibi ben de şaşkınım.

Kendi kulağını yemeyi beceremeyince, başkalarının kulağına göz dikiyor Kara Kuzu. Sırasıyla; Ak Kuzu’ya, Kıvırcık Kuzu’ya, Kahverengi Kuzu’ya, Alaca Kuzu’ya soruyor sorusunu. Onlardan kulaklarını istiyor. Eh, haliyle vermiyor kuzular kulaklarını. Hem çirkin görünmemek hem de doğadaki güzel seslerden mahrum kalmamak için. Akıllı çıkıyor bazısı. Kahverengi Kuzu bizim Kara Kuzu’nun burnunu, Alaca Kuzu ise dilini istiyor, kulaklarının karşılığında. Tabii bizimki verir mi dilini ya da burnunu! “Olmaz,” diyor. “Bu işi sevmedim.”

sayfa20-1

BİR BİLENE Mİ DANIŞMALI?

Bunun sonu yok; her kuzuya “Kulağını verir misin?” diye sormakla ömür geçmez. Bu yüzden bir büyüğe, koyunların bilge anasına danışmaya karar veriyor Kara Kuzu. İyi de yapıyor. Herkesin, kendinden büyüklerin bile danıştığı Koca Koyun Ana’ya doğru yola çıkıyor. Yanına vardığında, neyse ki sorun çözülüyor. Koca Koyun Ana, bizim Kara Kuzu’nun derdini anlıyor. Meğer insanlar konuşurken kuzukulağının çok faydalı olduğunu duymuş bizim Kara Kuzu. Hastalıklara iyi geldiğini ve vitamin deposu olduğunu da… Sanmış ki kuzuların kulaklarını yemek gerekiyor. Koca Koyun Ana, duyduğu şeyin gerçek kuzu kulağı değil bir ot olduğunu söylediğinde afiyetle otlamaya başlıyor Kara Kuzu. Oh, bana da bir rahatlama geliyor tabii. “Kuzu yemek isteyen kuzu” kâbusum sona eriyor.

Çocuk kitaplarında sadelik, basitlik arayanlardanım. Biraz da gülümsetirse hiç fena olmaz. Kara Kuzu’nun Kulağı, ince bir zekâ ve basit bir kurguyla yazılmış tatlı bir öykü. Aslında bazı masal ögelerini de içinde barındırdığı için, modern bir masal gibi de okunabilir.

Çocuklar için yazdığı kitaplar bir süredir Kırmızı Kedi tarafından yayımlanan Feyza Hepçilingirler’in henüz dumanı üzerinde kitabı Kara Kuzu’nun Kulağı, yazarın çok sevdiğimiz ve yıllardır takip ettiğimiz kaleminin en taze yansıması. En üretken yazarlarımızdan biri olan ve hem yetişkinler hem de çocuklar için yazmaya son hız devam eden Hepçilingirler’in kitabının çizimleri ise pek çok çalışmasını yakından tanıdığımız genç çizer Serap Deliroman’a ait.

S83_D10

İyi Kitap, Nisan 2016, Sayı: 83