Hayvanlar, insanlık tarihi boyunca hep insanlara ‘hizmet’ etmiş, onlar için çalışmış, onlar yaşasın diye denek olmuş, ölmüş ya da sakat kalmış. Ne yazık ki bu durum, hâlâ çok farklı değil. Tarihin en ünlü köpeklerinden Laika’nın başına gelenler de, bu süreçte hafızalara kazınan en hüzünlü hikayelerden biri.

url

Laika, Dünya’nın yörüngesine çıkan ve orada hayatını kaybeden ilk canlı. Aslında bir sokak köpeği olan ve kısa bir süre sonra Sovyet uzay köpeğine dönüşen Laika, sıkı bir eğitimden geçtikten sonra 3 Kasım 1957’de Sputnik 2 ile uzaya fırlatılmıştı. Bir arıza sonucu oluşan aşırı ısınmadan dolayı hayatını kaybettiği düşünülen Laika hakkında onlarca kitap yazıldı.

Owen Davey’in yazdığı Laika The Astronaut da bunlardan biri. İllüstrasyonların muazzamlığından uzun uzun bahsetmek istemiyorum, zira ‘bahsetmekten’ ziyade dakikalarca, hayranlıkla incelenmeyi hak edecek kadar güzeller. Kitap, Laika’nın zavallı bir sokak köpeği olarak bulunuşunu, seçilişini, eğitimden geçişini anlatıyor. En güzel yanı ise, hayal gücünün sınırsızlığından yola çıkarak hikayenin sonunu can acıtmayacak şekilde bağlaması olmuş. Laika uzaya fırlatılıyor, kaybolduğu sanılıyor. Oysa o, çoook çok uzak bir gezegende kendine yeni bir aile buluyor ve sonsuza dek mutlu yaşıyor. Gerçek sona da, mutlu sona da ağlamak serbest!

url-1

Owen Davey Türkiye’de pek tanınmasa da yurtdışında birçok ödül almış genç, başarılı bir yazar ve çizer. Laika dışında Knight Night, Foxly’s Feast ve Build a Robot gibi yine olağanüstü çizimlerin eşlik ettiği harika kitapları var. Başka dillere de çevrilen Laika’nın, Zürih’ten yolculuk edip evime kadar gelen Almanca kopyasını karıştırıyordum bu yazıyı yazarken. Darısı Türkçe kopyaların başına…

8 Mart 2015, Bitmeyen Kitaplar