url-2   url-3

Çöplüğün ortasındaki küçük bir evde yaşlı bir adam yaşar. Tek bir rüyası vardır adamın: Penceresinden çöplük değil, orman görmek. Peki, düşlerin gücü neye yeter acımasız gerçekler karşısında? Hiç gücü yoktur mu diyorsunuz? Teneke Orman’ı okuyun.

İnsanların, hani şu dünyada sadece kendisinin yaşadığını zanneden varlıklar, işte onların doğaya acımadan attığı çöpler arasında kalmış küçük, şirin bir ev düşünün. Minik pencerelerinden görünen tek şey çöp dağları. Bu küçük evin içinde yaşayan yaşlı adamın ise her şeye rağmen bir rüyası var:

Penceresinden çöplük değil,orman görmek. Her gün hiç ses etmeden o çöpleri toplayıp yakan, gömen, ortadan kaldırmak için tüm enerjisini harcayan bu adam, eninde sonunda rüyasını gerçek kılacağını bilmeden bir kâbusu yaşar.

Dev gagalı tukanlar, ağaç kaplumbağaları ve kaplanların olduğu bir orman vardır düşlerinde. Fakat her sabah uyandığında bunun bir rüya olduğunu görüp siyah beyaz dünyasına geri
döner. Bir gün, harika bir fikir gelir aklına; çöpten bulduğu kırık bir ampul parçası, önce zihnine, sonra toprağa kök salarak dev bir ormana dönüşür. Ama ağaçları da, içindeki hayvanları da tenekeden bir ormandır bu. Ne yapalım, hiç yoktan iyidir!

 

RÜYA ORMANI

Bir gün sarı gagalı bir tukan çıkıp gelir bu gri ormana. Fakat hemen gözden kaybolur. Ardından bir dilek tutar yaşlı adam. Bu kez yalnız gelmeyen kuş, gagasındaki tohumları eşiyle birlikte etrafa saçar. Bir süre sonra bu gri orman, yemyeşil ağaçları, rengârenk çiçekleri olan, kuytularında yaban hayvanlarının gezdiği bir “rüya ormanı”na dönüşür. Öykümüz de böylece kapkaranlık bir distopyayken, yüz güldüren bir ütopya oluverir.

Teneke Orman; anlatırken çok basit gibi algılamaya müsait, fakat derinliğini anlatması bir o kadar güç bir kitap. Özellikle okul öncesi çocuk kitaplarının çizimleri en az metin kadar güçlü olmalıdır, malum. Ancak Teneke Orman’ın çizimleri, bazen metinden daha çok şey anlatıyor. Çizimlerin alt okumaları, metni güçlendiriyor. Yaşlı adamın rüyalarında gördüğü, sarı gagalı tukanların ve yaban hayvanlarının yaşadığı dev ormanı, bilinçaltı yansıması olarak algılamak da mümkün. Teneke Orman çok katmanlı bir kitap, sadece çocuklar için olduğunu söylemek zor. Ay ışığında yanına oturtup sarıldığı ve tuttuğu dileğe ortak ettiği teneke kaplan ise daha dilek gerçekleşmeden gri olmaktan çıkmış, renkleniyor. Öykünün karanlık atmosferine ışık saçanlar, aynen gerçek hayatta olduğu gibi o güzelim hayvanlar.

Peki, bu yaşlı adamın rüyasında tukan, ağaç kurbağası ve kaplan görmesi sadece bir tesadüften mi ibaret? Belli ki yazar Helen Ward çevre konusunda sadece duyarlı değil, aynı zamanda bilgili de. Dünyada 3000 civarında kaplan kaldığı, yeşil ağaç kurbağasının 1950’lerden beri, anavatanı olduğu hâlde Yeni Zelanda’da hiç görülmediği ve küresel ısınma yüzünden tukanların daha yükseklerde yaşamak zorunda kaldığı düşünülürse, yaşlı adamın rüyalarını bu hayvanların süslemesi tesadüf olmayabilir. Hoş, artık nesli tükenme tehlikesi altında olmayan pek az hayvan türü olduğunu söylemek de yanlış olmaz. İnsanların farkında olmadan, hatta üzerinde hiç düşünmeden her geçen gün kirletip katlettiği doğa, intikamını bir gün teneke bir ormanla alırsa hiç şaşırmayalım. Doğayı ve hayvanları korumayı görev bilen, salt görev bilinciyle değil sevgiyle tüm canlıları, yaşayan her şeyi korumayı seçen genç nesillerin yetişmesi ve bu kitabı herkesin okuması dileğiyle…

Teneke Orman-Helen Ward

Resimleyen: Wayne Anderson

Çeviren: Şiirsel Taş

Remzi Kitabevi, 32 sayfa

Mayıs 2014, İyi Kitap