Timaş Yayınları’ndan çıkan Paytak Penguenler ile Tanışalım adlı çocuk kitabının başörtülü penguenleri geçen ay epey gürültü kopardı. Doğrusu biraz şaşırtıcıydı gördüklerimiz.

Yayınevinin kitabın orijinalinde de bu görsellerin yer aldığını açıklaması konuya pek açıklık getirmese de, bu olaydan bir süre sonra kapağını gördüğüm bir başka kitap nedense kimse tarafından yadırganmadı. Halbuki, başörtülü penguenler kadar hatta belki daha da fazla gürültü koparması gerekiyordu. Kapaktaki başlık şöyleydi: Aliş Sünnet Oluyor, Maviş de Gelin… Canan Tan’ın Altın Kitaplar tarafından yayımlanan Aliş ile Maviş serisinden çıkan bir kitap bu. Kapağında Aliş’in sünnet kıyafetli, Maviş’in de gelinlikli bir çizimi var.

Kesin rakam vermek elbette çok zor. Ancak Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu’nun geçen yılki verilerine göre, Türkiye’de her üç kadından biri çocuk denilecek yaşta evlilik yapıyor. Kadına şiddetin, doğum sırasında ve sonrasındaki anne ölümlerinin, çocuk kayıplarının, kadınlarda eğitim eksikliğinin en önemli sebeplerinden biri olarak kabul edilen erken evlilikler, Türkiye’nin hatta dünyada gelişmekte olan tüm ülkelerin büyük bir sorunuyken, bunun bir çocuk kitabına başlık olmasının dikkat çekmemesi şaşırtıcı. Elbette kitapta Maviş gerçekten gelin olmuyor. Okumadan önce de tahmin edileceği gibi, sünnet olan kardeşini kıskanmaması için ona da gelinlik giydiriliyor. Ancak küçücük yaşta kız çocuklarının ve hatta erkek çocukların da bilinçaltına kazınan ‘kızlar gelin olur’ önermesinin ne kadar ciddi bir tehlike olduğunun altının çizilmesi gerek. Bunu görebilmek için pedagog olmak gerekmediği gibi, biraz öngörülü, duyarlı olan ve konuya hassasiyet gösteren herkesin bunu gündeme taşıması zaruridir.

Kitabın 9. sayfasında; Maviş’in dedesi ona şöyle diyor: ‘Kızlar sünnet olmaz, gelin olur!’ Daha sonra Maviş’in gelin olması için büyümesi gerektiği ona anlatılmaya çalışılıyor ancak asıl önerme söylenmiştir artık: ‘Kızlar sünnet olmaz, gelin olur!’ Kadına rolü, o yaşta biçilmiştir. Evet, Maviş şu anda değil büyüyünce gelin olacağına ikna edilmiştir ancak yine de ona bir gelinlik dikilir. Sünnet düğününde kendini kötü hissetmemesi için, Maviş küçük bir gelin olur. Ve çok mutludur!

Bunda ne var diyenler çıkacaktır. Düğünlerde gelinlik giyen, hatta gelinin duvağını tutmak için sıraya giren küçük kızlar görmeye alışkınız zira. Yabancı filmlerde küçük nedimeler görmeye de… Ama kabul edilmesi gereken şu ki, işte tam da bu görüntülerin bilinçaltında yer etmesi, toplumca benimsenmesi, ezberlenmesi, başka ve gencecik zihinlere de aynı düşünce yapısını ezberletme çabasını beraberinde getiriyor. Zaten o küçücük kızlara düğünlerde gelinlik giydiren anne babalar, bu kitabın başlığından da rahatsız olmuyor. Konunun uzmanı, sosyolog, psikolog ya da pedagog değilim. Sadece gelecekte çocuk gelinler olmasını istemeyen, buna elinden geldiğince karşı durmaya çalışan herhangi bir kadınım. İleride bir kız çocuğum olursa, ona kızların gelin olacağını öğretmek ve onu bu hevesle büyütmek değil hedefim. Beni yetiştirenlerin hedefi de bu değildi, kim bilir belki ondandır…

28 Nisan 2013, Egoist Okur